Mutlu Olmanın Yolları



Merhaba canlar;
Bundan sonra her haftasonu yada ayda bir bu yazı dizisine devam edeceğim.
Artık tahammülsüzlüğün arttığı bu dünyada ben azda olsa bir sihirli değneğimi dünyaya renk vermek istiyorum.Konu ile ilgili resim yada foto çekip koymak istiyorum buraya.
Başlangıcı yaptım ben.Hayırlısı olsun :)

Sizler kadar güzel yazamasam da başaracağım.Çünkü resmim kadar yazım iyi değildir ifade etmekte yani.
Evet bugün mutlu olmak ile ilgili bulduğum konuyu sizinle paylaşıyorum.
1.cisi bu kitabı sizinle paylaşmak isterim.Bu kitabı okumanızı tavsiye ederim.Azda olsa hayatınızda  güzellik katacaktır.
Benim ilham köşem

Kitap Adı:

Engel Tanımayanlar / Yazar :  

Bu kitaptan bir hikayeyi sizlerle paylaşmak istiyorum

5bin km. yolu 15 ay yaya olarak katedip Sudan’ın başşehrinde bir kütüphaneye ulaşmayı, oradan da Amerika ve Avrupa üniversitelerinde kariyer yaparak profesör olmayı başarabilmiş AZİM DELİSİ AFRİKALI…





Yanına 5 günlük yiyecek, İncil ve göçmenin ilerleyişi kitaplarını, kendini korumak için ufak bir balta ve bir de battaniye alan Legson Kayira gözleri parlayarak hayatının yolculuğuna çıktı. Nyasaland’daki kabilesinin köyünden yola çıkıp vahşi Doğu Afrika topraklarını kuzeye doğru aşarak Kahire’ye varacaktı. Buradan gemiye binip yüksek öğrenim görmek üzere Amerika’ya gidecekti. 

Mavara başladığında tarih ekim 1958 di. Annesi tam olarak bilmiyor ama Legson o zaman 16-17 yaşlarındaydı. Ana- babası okuma yazma bilmiyorlardı. Amerika’nın nerede ve ne kadar uzakta olduğundan haberleri yoktu. Ama oğullarının yolculuğuna içlerinden gelmese de razı oldular. 

Ne kadar yanlış hesaplasa da Legson için bu yolculuk düşlerinin , iyi eğitim görme kararının ürünüydü. Yolculuktan Amerika başkanlığına kadar yükselen ve daha sonra siyahları kölelikten kurtaramaya çalışan kahramanı Licoln gibi olmak istiyordu. Ya da kölelik zincirlerine karşı çıkıp Amerika için büyük eğitimci, yenilikçi olan; siyah insanlara umut ve saygınlık sağlayan Booker T. Washington gibi…

Örnek aldığı bu insanlar gibi Legson da çalışmak ve dünyada bişeyleri değiştirmek istiyordu. Bu amacı gerçekleştirmesi için birinci sınıf eğitim görmesi gerekiyordu. Bunu yapabileceği en uygun yerin de ABD olduğunu düşünüyordu. Ama Legson’ın ABD’ye gitmek için gerekli bilet parası dahil cebinde beş kuruşu yoktu. Ne tür bir üniversiteye gideceğini, kabul edilip edilmeyeceğini bile bilmiyordu ama bunun da önemi yoktu. Kahire Legson’ın köyünden 5 bir km. uzaktaydı ve yol boyunca bilmediği en az 50 dil konuşan yüzlerce kabile vardı, bunlar da çok önemli değildi. Ve Legson bütün bu olumsuz düşünceleri bir yana bıraktı, talihini şekillendirmek için ABD’ye varma amacına odaklandı. 

Köydeki birçok arkadaşı gibi o da Nyasaland’ın Karongo kasabasından yoksul bir çocuğun eğitim görmesini zamanı boşa harcamak olarak görebilirdi, ancak o Lincoln ve Washington’a dair yazıları okudu. Bunlar hayata daha geniş açıdan bakmasını sağladı. İyi eğitim almanın ilk adım olacağını düşündü. Böylece Kahire yürüyüşü fikri kafasında iyice şekillendi.

5 gün boyunca Afrika’nın zorlu yollarında yürüdükten sonra yalnızca 40 km. yol alabilmişti. Ve parası yoktu. Kalan 4960 km.’yi yürümek imkansız gözüküyordu. Geri dönmesi pes etmek, kendini yoksulluk ve cehaletin kollarına atmak olacaktı.

Amerika’ya varana, bunun için çabalarken ölene kadar vazgeçmeyeceğine dair kendine söz verdi. Daha sonra yola koyuldu. Bazen yabancılarla çok zamansa tek başına yürüyordu. Yolunun üzerindeki köylere girerken dost veya düşman olduklarını bilmediği için dikkatli davranıyordu. Kimi zaman iş ve barınacak yer bulabiliyor ama ekseriya yıldızların altında uyuyordu. Yol kenarından yabani meyve ve yemişleri topluyordu. Giderek zayıflamakta ve güçten düşmekteydi.

Birgün çok hastalandı, ateş nöbeti geldi. Birkaç iyi yabancı ona baktı. Bitkisel ilaçlarla onu iyileştirdi. Kendine gelmesi dinlenmesi için kalacak yer verdi. Yorulan , morali bozulan Legson geri dönmeyi düşündü. Çılgınca görünen bu yolculuğu sürdürüp hayatını tehlikeye atmaktansa eve dönmeyi daha mantıklı buldu. Ama bu fikrini uygulayacağı yerde o iki kitabına yeniden başvurdu. Kendisine amacına olan inancını tazeleyen o tanıdık cümleleri yeniden okudu. Yola devam etti. Köyünden ayrılmasından 15 ay sonra 19 ocak 1960 ta Uganda’nın başşehri Kamaha’ya doğru hemen hemen 1600 km. yol almıştı artık fiziki olarak gitgide güçleniyor, vahşi tabiatta yaşam becerisini artırıyordu. Kampala’da 6 ay kaldı. Çeşitli işlerde çalıştı, kalan bütün zamanlarını kütüphanede doymaksızın okuyarak geçirdi. Bu kütüphanede Amerikan üniversiteleri hakkında bilgi veren resimli katalogla karşılaştı. Bir resim özellikle dikkatini çekti, fıskiyeler ve im sahalarıyla bezeli, memleketi Nyasaland gibi ulu dağlarla çevrili, heybetli görünen ama sevimli bir yapıya aitti. 

Washington Nount Vernon’daki skagit üniversitesi Legson’ın hayali seferindeki ilk elle tutulur örnek oldu. Hemen okulun dekanına durumunu açıkladığı , burs istediği bir mektup yazdı. Kabul edilmeyeceğinden endişe ediyordu, bu yüzden8 yetersiz bütçesinin elverdiği kadar çok üniversiteye başvuru mektubu yolladı. Ancak diğer mektuplara gerek kalmadı. Skagit üniversitesi dekanı onun kararlılığından o kadar etkilenmişti ki; onu yalnızca okula kabul etmekle kalmadı, ayrıca barınma ve diğer masraflarını karşılaması için ona burs bağladı, bir de iş buldu. Legson’ın hayalinin bir parçası gerçekleşmişti, ancak başka engeller hala yolunu tıkamaktaydı. Pasaport ve ABD vizesi çıkarması gerekliydi ama pasaport alabilmesi için doğum tarihini belgelemeliydi. Dahası vize için Amerika’ya gidiş dönüş bilet ücreti tutarında parası olmalıydı. Yine kalem kağıda sarıldı ve hükümet kanalıyla pasaportunun çıkarılmasını sağladı. Fakat legson ABD vizesi için gerekli gidiş dönüş uçak bileti parasını hala bir araya getirememişti. Bir şekilde parayı bulebileceğini düşündü, yılmayarak Kahire’ye yolculuğunu sürdürdü. Para bulacağınadn o kadar emindi ki , Skagit Üniversitesi kapısından içeri yalınayak girmemek için son parasıyla bir çift ayakkabı satın aldı. 

Aylar geçti ve Legson’ın yürek isteyen yolculuğunun hikayesi dilden dile dolaşmaya başladı. Sudan’ın başşehri Hartum’a beş kuruşsuz ve bitkin vaziyette vardığında Kayire efsanesi okyanusu aşıp Afrika kıtasından Washington Nount Vernon7a ulaşmıştı. Legson’ın Amerika’ya ulaşım masrafını karşılamak üzere Skagit Valley Üniversitesi öğrencileri ve kasabadaki vatandaşlar aralarında para toplayıp ona 650 $ gönderdiler. Onların bu cömertliğini öğrendiği zaman Legson şaşkınlık , sevinç ve minnettarlıkla dizlerinin üzerine düştü . yola çıkışının üzerinden 2 yıldan fazla zaman geçmişti ve Aralık 1960 ‘ta Legson Kayira, Skagit Ünevirsitesi7ne vardı. Elinde iki değerli kitabıyla üniversitenin kocaman kapısından gururla içeri girdi.

Leğson Kayira mezun olduktan sonra da durmadı. Akademisyenlik yolculuğunu sürdürerek Cambridge Üngversitesi’nde siyasal bilimler profesörü ve saygın bir yazar oldu. Kahramanları Abraham Lincoln ve Booker T. Washington gibi Legson Kayira da ufak başlangıçları temel yapıp yükseldi. Dünyada bir değişim yaptı ve onu izleyecek diğerlerine yol göstermek içni koca bir fener oldu. 

Bir kişi yapacağı şeye sınırlama koyuyorsa, yapabileceklerine de sınır koymuş demektir. C.M.Schwah    

2.cisi video
Youtube de Severek takip ettiğim     ZihinX'in "YENİ YIL HEDEFLERİN NE OLMALI?"  videosu



Dilerim bu yazımı beğenmişsinizdir.
Teşekkür ederim okuduğunuz için.Yeni yıl da görüşmek üzere.Allah'a emanet olun aşkla kalın.

Kaynak:


fatofotofan@gmail.com
whatsapp:05533463243

25 yorum:

  1. güzel bi kitap aslında,çok iyi irdelemişsin kitabı..mutlu yıllar dilerim..🙂

    YanıtlaSil
  2. Kitabın konusunu beğendim.Notumu alıyorum hemen.İlham köşenizde harikaymış bu arada.:)

    YanıtlaSil
  3. Sen yaz ben okurummm🙌😁Cokta guzel olmus kii💙

    YanıtlaSil
  4. Ne kadar etkileyici bir hayat hikayesi.Kabuğuna hapsolmuş bir çok insan için ilham verici.

    YanıtlaSil
  5. yeni yılda hep mutlu olmanı diliyorum :) sevgiler..

    YanıtlaSil
  6. Fato'cuğum öncelikle ayda bir deyince çok üzüldüm, ayda bir uğrama haftada bire razıyım :)o bile az ya...neyse...bu azim hikayesini bilmiyordum, bir solukta okudum, Legson tüm dünyaya örnek olmuş, eğer pes edip köyüne geri dönseydi bu başarı hikayesi ortaya çıkmazdı, aferim ona eline sağlık canım, çok beğendim böyle paylaşımlara devam:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne demek yazımı sevmene çok sevindim .Devamı gelecek inşallah canım ablam.

      Sil
  7. güzel ve faydalı bi kitap aslında..🙂 endişe,kuşku,korku ve güçlükleri yenerek dünyanın imkansız diyeceği işleri başaranlara ve onlardaki ruha dair öyküler var..

    "Engeller beni yıldıramaz. Her engel, beni daha iyiye doğru kaçınılmaz bir değişme iter." Leonardo da Vinci

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen çok güzel bir kitap .Leonardo'nun bu sözünü çok severim.

      Sil
    2. Aa! ben buna 2 sefer yorum yapmışım..🤔 hiç farketmemişim..

      aslında senin son yazılarının hangisi olduğunu blogundan pek çıkartamıyorum,belki o yüzden karıştırmış olabilirim.. son yazılarını belli eden bir ayrımın olsa blogunda ne güzel olurdu,kafam da karışmazdı o zaman..😀

      Sil
  8. çok merak ettim mutlaka okuyacağım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence de okumalısın :) Çok iyi geleceğine umuyorum.

      Sil
  9. Çok güzel olmuş canım benim 😍

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sağolasın tatlım beğenmene sevindim.İnşallah devamı haftaya :)

      Sil
  10. Tüyler ürperten bir kitapmış gerçekten, duygulandırdı da üstelik. Tam bir başarı örneği. Teşekkürler meleğim <3

    YanıtlaSil
  11. Ay kendimi ifade edemem diyene bak, bayıldım. Sürekli yazmalısın. Kitabın konusunu da ayrıca sevdim. 😊

    YanıtlaSil
  12. Kitabı okumak lazım, yazıların devamını bekliyoruz :)

    YanıtlaSil
  13. Bız bu yazıyı cok sevdık bence hep yapmalısın 😍

    YanıtlaSil
  14. Kuzumm kitabı mutlaka okuyacağım üstelik sondaki cümle can evimden vurdu.

    YanıtlaSil
  15. Teşekkür ederim canlar ❤️

    YanıtlaSil

Yorum attığınız için teşekkür ederim

Blogger tarafından desteklenmektedir.